|
TÜRK KÖYLÜSÜNÜN KALKINMASI Türk köylüsünün kalkınması için bir takım çalışmalar yapılmalı: 1. Bunların başında eğitim gelmektedir. Bunun için köy öğretmenlerine büyük görev düşüyor. Köy çocuğun eğitilmesi, hayatı boyunca lazım olacak bilgiler uygulamalı olarak verilmelidir. Tarım ve hayvancılıkla ilgili dersler konulmalıdır. Ayrıca topluma kazandırmak için insan ilişkileri, güzel konuşma ve yazma dersleri verilmelidir. Köydeki kültürün yükselmesi bir toplumun yükselmesi demektir. Okullarda verilen bilgiler teorik olup çabuk unutulmaktadır. 2. Her köye bir ziraat mühendisi verilmelidir. Bugün Türkiye’deki ziraat mühendislerinin çoğu boş gezmekte, ülkeye hiçbir katkıları olmamaktadırlar. Köylü vatandaş büyüklerinden gördüğü bir takım yalan yanlış bilgilerle tarım yapmaktadır. Bu da yıllardır ülkenin tarımda ne kadar geri olduğunu göstermektedir. Çölü cennete çeviren İsrail bu konuda açık bir örnektir. Köylü çalışkandır, fakat bilinçsiz olarak iş yaptığı için kalkınamamaktadır. Üç tarafı denizlerle çevrili, her bölgesinden büyük akarsuların olduğu Anadolu toprağının sulu tarıma geçememesi, suyu yeterince kullanamaması da tarımın geri kalmasında önemli etken. 3. Köylerde küçük sanayi kolları açılabilir. Büyük sanayide kullanılan bir takım malzemelerin parçaları köylerde yapılabilir. Bu da maliyeti düşürür, köye bir gelir getirir. Köy insanı böyle faaliyetler daha çabuk kavrar ve en mükemmelini meydana getirir, onun kafası uygulamaya daha yatkındır. Yüzyıllardır halı ve kilimde Anadolu kadının çalışkanlığını açıkça görmekteyiz. Bugün Çin’in küçük sanayi ile dünyayı ele geçirmeye çalıştığını görüyoruz. 4. Köyde tarım ve hayvancılığın yanında meyve üretimi teşvik edilmelidir. Kaliteli ağaç fidanları kullanılarak kaliteli ve güzel meyveler yetiştirilebilir. Meyveler toprağı kullanmamaya bir engel değildir. Maalesef Anadolu tarlaları bu şekilde kullanılamamaktadır. 5. Köyde arıcılığın geliştirilmesi gerekir. Köylü bilgilendirilmeli ve onlara ekonomik destek de sağlanmalıdır. 6. Anadolu yüzyıllardır medeniyetlere beşik yapılmıştır. Öyle tarihi yerler var ki, turizme açılmayı bekliyor. Turizm deyince akla kıyı kentler, önemli birkaç kent geliyor. Turizmde neden geri olduğumuzu düşünmeliyiz. Bu ülkenin tarihi zenginlikleri gün yüzüne çıkarılmamıştır. Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz. Dünyayı değiştiren üç kuvvet vardır: İlim, teknik ve bunları ilerleten organizasyon. Maalesef uçsuz bucaksız Anadolu köylerinde bu ilim, teknik ve organizasyondan bahsetmek çok zor. Ülkenin kalkınması bu üç özelliğin Türk köylüsüne verilmesiyle olacaktır. Yoksa Türkiye üniversite mezunu işsiz ordusuyla fakir bir ülke olmaya mahkumdur.
TARIM VE MEYVECİLİK HAYVANCILIK
|
